Thomas Tuchel ile Jude Bellingham arasındaki irade savaşı, son 18 aydır futbol dünyasında dikkat çekiyor. Her ikisi de tutkulu, kararlı ve ödünsüz bir yapıya sahip. Hem Tuchel hem de Bellingham, kendilerine güvenleri tam olan, samimi ve görüşlerini açıkça ifade eden karakterler. Ama işin aslı şu ki, ikisi de kazanmayı seviyor ve İngiltere’nin Dünya Kupası’nı kazanmasını istiyor. Tuchel’in Bellingham’ı daha iyi bir oyuncu haline getirmek için kullandığı taktikler, daha çok sertlikten yana. Yani, onun yeteneklerini ve takım arkadaşlarını nasıl daha iyi motive edebileceğini biliyor ama övgülerini de her zaman dikkatli bir şekilde, ölçülü şekilde yapıyor.
Bellingham, bu Dünya Kupası’nda İngiltere için en iyi performansını sergiliyor. Real Madrid’deki bireysel başarılarının gölgesinde kalmadan, takım oyununa daha fazla katkı sağlıyor. Çeyrek finaldeki istatistiklerine bakarsanız, tam bir futbolcu olduğunu görebilirsiniz. Hem gol atıyor, hem de rakip kaleye daha fazla şut çekiyor, hem de takım arkadaşlarını destekleme konusunda üst seviyede. Yani, bu turnuvada Tuchel’in etkisi göz ardı edilemez.
Geçtiğimiz yıl, Tuchel’in “Bellingham, annemin gözünde yılın itici oyuncusu” demesi, bu savaşı biraz daha alevlendirmişti. Bellingham, Tuchel’in açıklamalarına tepki verirken, “Kendisi kısa ve etkisiz bir oyunculuk kariyerine sahipken, benim La Liga, UEFA Süper Kupa ve Şampiyonlar Ligi’ni kazandığımı unutmamalı” dedi. Bu sözler, onların arasındaki rekabetin sadece sahada değil, sözlü olarak da devam ettiğini gösteriyor.
Miami’de Norveç’e karşı çeyrek final kazandıktan sonra, Bellingham’ın yorgunluğu gözlerinden okunuyordu. “Tamamen bitkinim, ama ilk Dünya Kupası yarı finaline yükseldiğim için çok mutluyum” diyordu. Ancak, maç sonrası Tuchel’in olumsuz yorumları duyulduğunda, yüzündeki mutluluğun yerini hayal kırıklığı alıyordu. Olayın detayları arasında, İngiltere’nin Norveç’e karşı şanslı olduğunu ve hakem kararlarının da etkili olduğunu söyleyenler var.
İki tarafın, iki son derece rekabetçi ve tutkulu sporcunun, birbirlerini daha yükseklere taşımak için verdikleri mücadele, İngiltere’nin Dünya Kupası umutları için oldukça olumlu. Sonuç olarak, bu karmaşık ilişki, İngiltere için bir fırsat sunuyor. Bakalım bu rekabetin sonuçları ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber