Royal Ascot, bu yıl da nefes kesen yarışlara ev sahipliği yaptı. Ed Walker’ın antrene ettiği Ten Bob Tony, tam 50/1 oranla Queen Anne Stakes’i kazanarak herkesin ağzını açık bıraktı. Yarışın başlangıcından itibaren büyük bir heyecan içinde geçen gün, katılımcıların ve bahisçilerin gözlerini kamaştırdı. İlk gün, sanki bir görsel şölen gibiydi. Herkesin aklında “Acaba bu sefer kim kazanacak?” sorusu vardı.
İlk günün coşkusunun ardından, St James’in antrenörü Gstaad ile birlikte yaşanan kalabalık ve karmaşadan dolayı kazanan yine O’Brien oldu. O’Brien, bu yılki yarışlarda yedinci kez bir rekor kırarak, 2016’daki yedi zaferini eşitledi. Bu durum, onun yarış dünyasındaki yerini bir kez daha sağlamlaştırdı. Yarışlarda 32 koşusunun 16’sının ilk dörtte tamamlanması, O’Brien’in ustalığını ortaya koyuyor.
Yarışların en dikkat çeken anlarından biri, Gold Cup’taki Trawler man’ın muhteşem performansıyla geldi. Ryan Moore’un harika bir binişle son bir atak yaparak liderliği ele geçirmesi, izleyenleri adeta büyüledi. Kalabalık, o anın coşkusunu adeta bir bayram havasında yaşadı. Bu yarış, son 300 yıldır sürdürdüğümüz at yarışları geleneğinin ne denli önemli olduğunu gözler önüne serdi.
Fakat, O’Brien’in yanı sıra Fozzy Stack’ın da başarısını unutmamak gerekir. İki koşusu, iki zaferiyle dikkatleri üzerine çekti. Yahu, böyle bir başarıyı elde etmek, yıllık 40 koşu ile sınırlı kalan bir antrenör için gerçekten olağanüstü bir durum. Nola Soul ve Thesecretadversary’nin Royal Ascot’ta elde ettiği başarı, gelecekte Grup 1 düzeyinde performanslar sergileyebileceği yönünde umut veriyor.
Fakat, bu yarışlar sırasında bazıları, pistin yan tarafının daha avantajlı olduğunu iddia etti. İşin aslı şu, bazen yarışların gidişatında küçük detaylar büyük farklar yaratabiliyor. Cumartesi günü geldiğinde, düşük çekilişlerin hiç şansı kalmadı gibi görünüyordu ama çoğu aksiyon, orta ve far side’da gerçekleşti. Yani, ne demek istediğimi anladınız mı? İnsanlar bazen sonuçlar istedikleri gibi olmadığında, hemen bahane aramaya yöneliyor.
Bu yılki Royal Ascot, her yönüyle bir şölendi. Şimdi herkes, 2027’de tekrar bu güzel etkinlikte buluşmayı bekliyor. Bakalım, o zamana kadar neler olacak?
Kaynak: Orijinal Haber