Bilgi Kutusu
Anahtar Kelimeler [No Touch Lazer LASIK göz ameliyatı lazer tedavisi]
Gözlükten kurtulma işi biraz garip bir konu aslında. Bir yanda yıllardır kullanılan LASIK var, diğer tarafta daha yeni diye anlatılan No Touch Lazer var. İnsan ister istemez düşünüyor, hangisi daha mantıklı abi? Herkes bir şey söylüyor, biri “LASIK yıllardır yapılıyor, kendini kanıtladı” diyor, diğeri “Göze dokunmadan işlem yapılıyor, daha güvenli” diye anlatıyor. Kafalar karışıyor vallahi…
Bizim gördüğümüz şu; bu iki yöntem arasında “biri kesin daha iyi” diye kestirip atmak pek doğru değil. Çünkü göz dediğimiz şey telefon ekranı gibi aynı model herkeste çalışmıyor. Birinin korneası uygun oluyor, diğerinin olmuyor. Birine LASIK çok rahat gelirken başka birine No Touch daha uygun olabiliyor.
LASIK tarafına bakınca, olayın en büyük artısı hız gibi duruyor. İşlem sonrası birçok kişi çok kısa sürede net görmeye başlıyor. Sabah ameliyat olup akşam günlük işlerine dönen insanlar var. Bu kulağa baya iyi geliyor değil mi? Ama tabii işin bir de diğer tarafı var. LASIK’te korneada bir kapak oluşturuluyor ve herkes için bu durum ideal olmayabiliyor.
No Touch Lazer ise biraz daha farklı ilerliyor. Burada korneaya mekanik bir kesi yapılmadan lazer işlemi uygulanıyor. İlk bakışta kulağa daha rahat geliyor, çünkü “dokunmadan yapılan işlem” fikri insanın içini biraz daha ferahlatıyor. Ama burada da sabır isteyen bir süreç olabiliyor. İyileşme dönemi LASIK’e göre daha uzun sürebiliyor, bunu da göz ardı etmemek lazım.
Şimdi biri çıkıp “No Touch kesin daha güvenli” dese biraz durup düşünmek lazım. Aynı şekilde “LASIK eski teknoloji, artık kullanılmaz” demek de doğru değil. Abi yıllardır milyonlarca insana uygulanmış bir yöntemi sırf eski diye kenara atamayız. Eski olması bazen kötü olduğu anlamına gelmez.
Bize göre asıl mesele yöntem seçmekten önce doğru değerlendirme yaptırmak. Çünkü bazen insanlar internette bir yorum okuyor, hemen karar veriyor. “Benim arkadaşım LASIK oldu çok memnun kaldı” ya da “Benim tanıdığım No Touch yaptırdı süper oldu” deniyor. Güzel de, o kişinin gözü senin gözün değil ki…
Bir de şu konu var, biraz açık konuşalım. İnsanlar lazer ameliyatlarında genelde “ertesi gün mükemmel görecek miyim?” diye bakıyor. Haklılar tabii. Yıllarca gözlük kullanmış biri artık özgür olmak istiyor. Ama gözün iyileşme sürecine biraz zaman tanımak gerekiyor. Acele edince insan gereksiz stres yapabiliyor.
LASIK’in rahatlığı ve hızlı toparlanması çok cazip geliyor. No Touch’ın ise kesi olmadan ilerlemesi bazı kişiler için büyük avantaj olabiliyor. Yani olay biraz karakter meselesi gibi… Hız mı istiyorsun, daha kontrollü bir iyileşme sürecini mi tercih ediyorsun? Göz yapın buna izin veriyor mu? Asıl sorular bunlar.
Bizim tavsiyemiz şu olurdu: Sırf popüler diye bir yöntemin peşinden gitmeyin. Bir klinikte “biz hep bunu yapıyoruz” denmesi de tek başına yeterli değil. Detaylı göz muayenesi, kornea kalınlığı, göz numarası ve genel göz sağlığı değerlendirilmeden karar vermek biraz kumar gibi olur.
Sonuçta No Touch mı LASIK mi sorusunun tek kelimelik cevabı yok. Bazen LASIK öne çıkar, bazen No Touch daha mantıklı olur. Mesele reklamı en güzel olanı seçmek değil, kendi gözünüze en uygun olanı bulmak. Çünkü konu göz olunca “aman abi bir şey olmaz” denilecek bir alan değil… Bir kere yapılıyor ve doğru karar vermek gerçekten önemli.
Kaynak: Orijinal Haber