Cape Verde, Dünya Kupası’nda bir kez daha sahne aldı ve herkesi şaşırttı! Özellikle Birleşik Krallık’ta sabahları uyanan herkes, “Cape Verde yine mi yaptı?!” diye düşündü. Gerçekten de, bu küçük ada ülkesi, futbol sahalarında büyük bir etki yarattı. İlk golü Kevin Pina’nın uzak mesafeden kullandığı serbest vuruşla buldu. Top, Uruguay kalecisi Ferdo Muslera’nın alt köşesine gitti. Takımın oyun yapısı sadece savunmadan ibaret değildi; sahada birçok etkileyici an yaşandı.
Orta saha oyuncusu Telmo Arcanjo, kendi yarı sahasından müthiş bir solo koşu yaparak Manuel Ugarte’yi geçip Rodrigo Bentancur’dan sarı kart çıkartmayı başardı. Golün ardından bile Cape Verde’in cesareti devam etti. Bir köşe atışından Muslera’yı doğrudan yakalama çabaları oldu, ardından orta sahadan kaleye bir lob atışı denediler. Garry Rodrigues, kariyerinin başlarında amatör futbol oynarken postacılık yapıyordu ve maçın başlarında eski Manchester United oyuncusu Guillermo Varela’yı geçmeyi başardı.
Cape Verde’in ikinci golü, yedek oyuncu Helio Varela’nın sahaya girmesinin üzerinden sadece üç dakika sonra geldi. Muslera’nın üstünden güzel bir şekilde topu aşırdı ve boş kaleye gönderdi. Bu özgüven, takımın her oyuncusuna yayıldı ve Uruguay’ı adeta şaşırttı. Evet, Bielsa’nın takımı geri öne geçti ama bu, Uruguay için utanç verici bir durumdu. Güney Amerika ekibinin savunması tam anlamıyla dağınıktı. Pina’nın final günündeki performansı, İspanya ile oynanan maçı kazanarak gruptan çıkmalarını sağladı ve daha iyi bir oyun sergilediler.
Eğer Cape Verde grubu ikinci sırada tamamlarlarsa, muhtemelen 32’li finallerde Arjantin ile karşılaşacaklar. Bu turnuvayı kim kazanırsa kazansın, son sözü söyleyecek olan Cape Verde’dir. Ama şu an herkesin konuştuğu, merak ettiği takım kesinlikle Cape Verde. Herkesin ikinci takımı oldular ve bu Dünya Kupası’nın en ilgi çekici hikayesi haline geldiler.
Kaynak: Orijinal Haber