Arjantin, 1966’dan bu yana ilk finaline çıkma şansını kaybeden İngiltere’yi 2-1 yenerek büyük bir başarıya imza attı. Maçın ikinci yarısında Lautaro Martinez’in müthiş golüyle öne geçen Arjantin, 85. dakikada Enzo Fernandez’in uzak mesafeden attığı muhteşem golle eşitliği sağladı. Ancak bu da yetmedi, son dakikada Martinez’in kafa golüyle Arjantin, tarihi bir dönüşüm gerçekleştirerek maçı kazandı.
İngiltere, maçın ilk yarısında gayet iyi bir performans sergilemişti. Gordon’un arka direkteki vuruşuyla öne geçtiği anda sanki her şey yolundaydı. Fakat, maçın ilerleyen dakikalarında, Gareth Southgate’in takımı, öne geçtikten sonra aşırı savunmaya çekilerek büyük bir hata yaptı. Hadi canım, bu şekilde ne olacaktı ki? Maçın sonlarına doğru Arjantin’in baskısı iyice arttı ve sonuçta bu beklenmedik geri dönüşü getirdi.
Gerçekten de, Arjantin’in teknik direktörü Lionel Scaloni, oyuncularını sahada daha etkili oynamaları için uyardı. “İçerideki boşlukları kapatmak zorundaydık” diyen Scaloni, takımının bu zaferinde taraftarların da büyük katkısı olduğunu vurguladı. Yalnızca 12 dakikalık bir süre içinde, Arjantin iki gol atarak maçın kaderini değiştirdi.
İngiltere, maçı kazanacağını düşündü ama o kadar pasifleşti ki, Arjantin’in geri dönüşü kaçınılmaz oldu. Paul Merson, maç sonrası yaptığı değerlendirmede, “İngiltere öne geçti ama sonra savunmaya çekildi. Bu kadar erken geri çekilmek, izlenmesi çok zor bir şeydi” diye konuştu. Yani, bu durumda sorulacak soru şu: İngiltere gerçekten de bu kadar derin savunma yapmalı mıydı?
Maç boyunca 19 faul yapılması ve iki sarı kart çıkması, gerilimi artırdı. İlk yarıda maçın gidişatını değiştirecek bir şut bile çekilmeyince, taraftarlar için bu durum moral bozucu oldu. Ama Arjantin, son dakikalarda gösterdiği performansla adeta bir filmin son sahnesini yaşattı.
Bakalım, Arjantin bu zaferle birlikte, 1958 ve 1962 yıllarında olduğu gibi ardı ardına iki Dünya Kupası kazanma hayalini gerçekleştirebilecek mi?
Kaynak: Orijinal Haber