A Milli Takım’ın 103 Yıllık Forma Serüveni: Romanya’dan Amerika Kılasına

06.06.2026 - 13:00
YAYINLANMA
7 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi dile kolay, tam yüz yılı deviren bir hikaye bu… Bak şimdi, takvimleri geriye sarıyoruz. Yıl 1923. Cumhuriyet’in ilan edilmesine daha üç gün var. Yani tarih tam olarak 26 Ekim 1923. Bizim çocuklar, teknik direktör Ali Sami Yen yönetiminde sahaya çıkıyor. Yer meşhur Taksim Stadı, rakip ise Romanya. İşte o gün, o tarihi yeşil sahada fırtına gibi esen milli takımımızın giydiği o ilk forma varya, aslında bir beyaz kazaktı. Hem de öyle fabrikasyon falan değil, göğsüne kırmızı şerit ve o şanlı ay-yıldız resmen elle işlenmişti yahu! Yakalı, bağcıklı klasik bir beyaz kazak… Altında siyah kemerli beyaz şort ve siyah çoraplar. Maç ne mi oldu? Kıran kırana geçti, 2-2 bitti da. Tarihteki ilk gollerimizi de o gün o formayla Zeki Rıza Sporel ağlara gönderdi, iki gol birden attı adam. İki tane gol… Türk futbolunun ve o ikon haline gelen bantlı tasarımın tarih sahnesindeki ilk adımı işte o gün istanbul topraklarında atılmış oldu. Türkiye Futbol Federasyonu da zaten aynı yıl “Futbol Heyet-i Müttehidesi” adıyla kurulmuşdu ve türkiye 21 Mayıs 1923’te FIFA’nın 26. üyesi olarak kayıtlara geçmiş ti bile.

Sonra yıllar geçti, sene oldu 1950. Brezilyada düzenlenecek Dünya Kupası’na direkt katılım hakkı kazandık. Büyük başarı, millet sokaklarda kutluyor… Ama gelin görün ki işin aslı şu; ekonomik koşullar bel büküyor, bir de üstüne yolun uzak olması eklenince o canım organizasyona gidemedik. Çocukların hakkı yendi mi derseniz, yok canım, tamamen parasızlık ve mesafe yüzünden gidemedi k işte. Neyse, devam… Dünya sahnesine çıkışımız 1954 İsviçre’ye kısmet oldu. Macaristan, Batı Almanya ve Güney Kore ile aynı gruptayız. İlk maçta Batı Almanyaya 4-1 mağlup olduk ama o maçın bizim için önemi çok büyük. Niye diyeceksiniz? Çünkü Dünya Kupası tarihindeki ilk golümüzü o gün Suat Mamat attı! Suat Mamat o tarihi golü atarken üzerinde kırmızı zemin üzerine beyaz şeritli ay-yıldızlı forma vardı. İşte bu forma, türkiyenin Dünya Kupalarında terlettiği ilk forma olarak tarihe geçti. İkinci maçta Güney Kore’yi 7-0 gibi efsane bir skorla geçtik, yalan yok ortalığı salladık. O ilk Dünya Kupası galibiyetimizde ise çocukların üzerinde klasik beyaz üstüne kırmızı bantlı forma vardı. Sonra Batı Almanya ile puanlar eşitlenince play-off oynadık ama 7-2 kaybettik, turnuvada 1 galibiyet ve 2 mağlubiyet alarak eve döndük.

Yıllar yılı kovaladı, tam 42 sene sonra, yani 1996 yılında Avrupa Şampiyonası’na ilk kez katılım hakkı elde ettik. Portekiz, Hırvatistan ve Danimarka ile D grubundayız. Maalesef organizasyonu tek bir gol bile atamadan, golsüz tamamladık ama formamız çok konuşuldu. Kırmızı zemin üzerine omuzlardan göğse doğru “kalkan” yansımalı beyaz şeritler inen o milli forma, bizim Avrupa kupalarındaki ilk formamız oldu arkadaş. Bir de beyaz zemin üzerine omuzlardan aşağı dikine inen kırmızı şeritli formayı ilk kez bu şampiyonada giydik. Durmadık tabi, EURO 2000’de yine sahnedeydik. İtalya, Belçika ve İsveç ile kapıştık. Tarihimizde ilk kez gruplardan çıkmayı başardık yahu! Çeyrek finalde Portekiz ile eşleştik ama 2-0 kaybederek turnuvaya veda ettik. İnanır mısınız, o turnuvada milli takım resmen farklı forma tasarımlarıyla adından söz ettirdi. Kırmızı zeminli beyaz yakalı formayla, beyaz zeminli kırmızı yakalı forma giydi millet. Hele o çeyrek finaldeki forma yok mu; kırmızı yakasından inen ince kırmızı şeride bağlanan yatay kırmızı bant tasarımlı beyaz formayla çocukların mücadelesi hala gözümün önünde…

Geldik zurnanın zırt dediği yere, yani futbol tarihimizin zirvesine! 2002 yılında Japonya ve Güney Kore’de düzenlenen Dünya Kupası… Tam 48 yıl sonra yeniden dünya sahnesindeyiz. Milliler turnuvayı kasıp kavurdu, yarı finale kadar aslanlar gibi ilerledi ve dünya üçüncüsü oldu! Türk futbol tarihinin en büyük başarısını yakaladık, ay-yıldızlı formayı kürsüye çıkardık be! O turnuvada tamamı kırmızı zeminde, omuzdan kollara doğru 3 beyaz şeritli olan o efsane formayı giydi bizim çocuklar. Bir de geçmişten ilham alan o beyaz zemin üzerindeki ince kırmızı bantlı forma vardı ya, işte o da bu büyük başarıda sırılsıklam terletildi.

Ardından EURO 2008 geldi ki, o geri dönüşler, o son dakika golleri… Avusturya ve İsviçrenin ev sahipliğindeki bu turnuva, millilerin azminin ve pes etmemesinin hikayesi oldu resmen. Ama durun, formalarda büyük bir devrim yaşandı o sene. Beyaz zeminli formada o bildiğimiz kırmızı bant yoktu! Göğsün sol yanında Türk bayrağı vardı ve sıkı durun; şortların ve konçların rengi ilk kez “turkuaz”dı! Kırmızı zemin üzerine beyaz bantlı forma da bu turkuaz-beyaz formaya eşlik etti da. Vatandaş şaşırdı ama o turkuaz forma hafızalara kazındı bi kere. Sonra 2016 Fransası geldi ama orada işler istediğimiz gibi gitmedi, büyük hayal kırıklığı yaşadık. Hırvatistan, İspanya ve Çekya ile kapıştık, 1 galibiyet 2 mağlubiyetle grubu 3. sırada tamamlayıp elendik. O turnuvada beyaz zemin üzerine turkuaz, kırmızı üzerine ise siyah “örümcek ağı” desenli o garip formalarla sahadaydık.

Yakın geçmişi de unutmadık elbet. Koronavirüs salgını yüzünden bir yıl gecikmeli olarak 2021’de oynanan EURO 2020… Tribünler bomboş, içimiz buruk. Büyük umutlarla gittik ama turnuva tam bir kabusa döndü arkadaş. İtalya, Galler ve İsviçreye yenilerek gruptaki üç maçtan da mağlubiyetle ayrıldık. O boş tribünlerin önünde çocukların üzerinde klasik tasarım beyaz zemin üzerine kırmızı bantlı ve düz kırmızı zeminli formalar vardı ama ruh yoktu sanki. Neyse ki Almanyada düzenlenen EURO 2024 bizim için adeta bir “yeniden doğuş” oldu! Gurbetçilerimiz her maçta stadları hıncahınç doldurdu, o genç kadromuz turnuvada cayır cayır top oynayıp adından söz ettirdi. Beyaz zemin üzerine kırmızı bantlı ya da tamamı kırmızı ay-yıldızlı formaları terleten o gencecik çocuklar, gelecekte çok büyük başarılara imza atacağımızın sinyalini net verdi, içimize su serpti.

Ve şimdi… Tarih tekerrürden ibaret derler ya, aynen öyle oluyor. Şimdi önümüzde koskoca bir 2026 Dünya Kupası var! Tam 24 yıl aradan sonra yeniden bu devler sahnesinde yer alacak A Milli Futbol Takımımız. 29 Ekim 1923’te başlayan o şanlı tarihi yolculuk, şimdi Amerika Kıtasında devam ediyor. Turnuva 11 Haziranda başlıyor ve bizim çocuklar sahaya ilk kez 14 Haziran sabahı çıkacaklar. Peki ne giyecekler biliyor musunuz? Tam 103 yıl önce, yani 1923’teki o ilk maçın ruhundan ilhamla hazırlanan, üzerinde ebru sanatı detayları barındıran kırmızı şeritli ay-yıldızlı formayı sırtlarına geçirecekler. Geçmişin ruhu, modern sanatla birleşti resmen. Bakalım o şanlı ebru detaylı forma Amerika kıtasında bize ne hikayeler yazdıracak? Gelişmeleri sokağın nabzını tutarak aktarmaya devam edeceğiz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
22

Yorum Yap